seks-sorulariSeks; sokakta, televizyonda, internette, dergi, gazete ve kitaplarda, kısacası hayatın her alanında yaşadığımız bilgi bombardımanına rağmen, hâlâ gizemini korumaya devam ediyor. En özgür kişiler bile bu konuda çok rahat konuşamıyor ve onu “ayıp”ın kafesine hapsediyorlar. Biz kadınlar zaman zaman yan yana gelip yatak muhabbetlerine dalsak da, en önemli ve özel sırlarımızı birbirimizle paylaşmayı sevsek de bazı hassas noktaları dile getirmemeye özen gösteriyoruz. Aynı şekilde çiftler de karşısındakini incitme korkusu ya da utançtan cinsel sorunlarını birbirlerine açmaktan çoğu zaman uzak duruyorlar. Oysa yatakta yaşanan iletişim eksikliğinin, sorunları yok saymanın ve susmanın ilişkileri olumsuz yönde etkileyeceği yadsınamaz bir gerçek. Birbirleri ile konuşmayan ya da cinsel problemlerine yanıt aramaktan vazgeçen çiftlerin sağlıklı bir ilişki sürdürmeleri beklenemez. İşte biz de seks konusunda aklınıza takılan soruları Cinsel Sağlık Enstitüsü (CİSED) Genel Sekreteri Psikolog Gülüm Bacanak’a sorduk.

1 Erkekler Kadınların Orgazm Taklidi Yaptığını Anlayabilir mi?
Kendi zevkine konsantre olan ve prezervatif kullanan erkeğin orgazm taklidi yapıldığını anlaması oldukça küçük bir ihtimal. Kadın eğer isterse vajinal kasılmalarla partnerini kandırabilir. Ancak kadının buna neden gerek duyduğu, partneriyle neden daha şeffaf bir ilişki kurmadığı, üzerinde durulması gereken önemli bir nokta. Cinsel Sağlık Enstitüsü Genel Sekreteri Psikolog Gülüm Bacanak, erkeklerin karşılarındaki kadının orgazm taklidi yaptığını her zaman anlamayabileceklerini, bunda erkeğin partnerini ne kadar iyi tanıdığı ve cinsel açıdan ne kadar deneyimli olduğunun etkili olabileceğine dikkat çekiyor. Bacanak, asıl kadının neden böyle bir davranış geliştirdiği üzerinde duruyor: “Bizim için önemli olan nokta, kadının orgazm taklidi yapmaya neden ihtiyaç duyduğudur. Bazen kadınlar partnerlerini kırmamak ve üzmemek için ya da yorgunluktan ilişki bir an önce bitsin diye orgazm taklidi yapabilirler. Her seferinde orgazm olmak şart değildir, erkek ve kadın bunun bilincinde olurlarsa hem sevişmenin her anından zevk almaya odaklanır hem de taklit yapmaya gerek duymazlar.”

2 Orgazmı Tetikleyen Bir Pozisyon Var mı?
Orgazma ulaşmanın matematiksel kesinlikte bilinen bir yöntemi yok. Ama kadınların, klitorisin uyarılmasıyla orgazma ulaştıklarını biliyoruz. Erkeğe baskı altında tutulduğu hissi veren, kadının üstte olduğu ve G noktasının en çok uyarıldığı pozisyon orgazma ulaşmak için ideal. Bu pozisyon erkeğin boşalmasını da geciktirdiği için kadına peş peşe orgazm yaşatabilir. Psikolog Gülüm Bacanak, kadınların tümünün klitoral orgazm yaşayabileceğini, deneyim kazandıklarında ise vajinal orgazmı tadabileceklerini söylüyor. “Cinsel ilişkide kadına asıl zevk veren penisin vajina içindeki hareketi değil, klitorise yaptığı sürtünme ve baskıdır. Bu baskıyı artıracak pozisyonlar kadının daha kolay orgazm olmasını sağlayabilir. Tabii her kadının zevk aldığı pozisyon farklıdır. Ancak çoğunlukla kadının üstte olduğu pozisyon, kadın kontrolü sağlayabildiği ve ilişkinin ritmini ayarlayabildiği için tercih edilen bir pozisyondur. Yine klasik misyoner pozisyonunda da partnerle yüz yüze olunduğu ve klitorise uygulanan baskı yoğun olduğu için alınan zevk artabilir. Kendileri için en uygun pozisyonu yine çiftlerin deneyerek bulması mümkün. Bunun için çiftlerin yeniliklere açık olması çok önemlidir.”

3 Peş Peşe Orgazm Olmak Mümkün Mü?
Açıkçası bu çok sık görülen bir durum değil. Erkeklerin çok çabuk uyarılıp, çoğu zaman da erken boşalmaları kadınların peş peşe orgazma ulaşmalarını engelleyebilir. En iyi yöntem; partnerlerin birbirlerini çok iyi tanıyıp, diğerinin ne zaman orgazm olabileceğini öngörebilmesi ve buna göre davranması. Ama tabii bu konu üzerinde takıntılı şekilde yoğunlaşmak zevki kaçırabilir. Psikolog Gülüm Bacanak, kadın ve erkeğin senkronlarının tutmasının aslında çok da kolay olmadığını söylüyor. “Erkeğin daha çabuk uyarıldığı ve boşaldıktan sonra bir bekleme sürecine ihtiyacı olduğu biliniyor. Kadının boşalması ise daha uzun sürse de erkeğin aksine sık aralıklarla cinsel ilişkiye girebiliyor” diyen Bacanak, boşalmanın fizyolojik, orgazmın ise psikolojik bir boyutu olduğuna da dikkat çekiyor.
Zincirleme orgazmın mümkün ama zorunlu olmadığını, asıl olanın ilişkide fiziksel ve ruhsal tatmin yaşamak olduğunu da unutmayın.

4 Orgazm Olamıyorum, Ne Yapmalıyım?
Bu sorunu takıntı haline getirmek ve seks sırasında salt buna konsantre olmak ters etki yaratıp orgazm olmayı imkansız hale getirebilir. Önemli olan yatakta karşılıklı zevk almaktır. Ayrıca seks her seferinde orgazm olmayı gerektiren bir sınav değil, karşılıklı hazza dayalı bir oyundur. Eğer bu sorunu sık sık yaşıyorsanız, mastürbasyon yaparak bedeninizin zevk noktalarını bulabilir ve partnerinizi buna göre yönlendirebilirsiniz. Gülüm Bacanak, seksle ilgili olumsuz duygu, düşünce ve inançların, suçluluk ve günahkarlık duygularının durumu kötüye götürebileceğini anlatıyor. Kendi bedenini tanımama, nelerden zevk aldığını bilmeme, cinsel deneyimsizlik ve bilgisizlik, ön sevişme ve klitoris uyarısının yetersiz olması, en önemlisi ilişkiyle ilgili sorunlar orgazm olamamaya yol açabilir. Uzmanımız, orgazma ulaşabilmeleri için kadınlara şu önerilerde bulunuyor: “Kadınlar klitorislerinden uyarılır ve boşalırlar; kadının zevk alması için klitoris önemli bir organdır. Öncelikle kişi kendi vajinasını ayna yardımıyla incelemeli, klitorisini bulmalı ve klitoris etrafında dairesel hareketler yaparak zevk almayı öğrenmelidir. Ayrıca partnerle açık bir iletişim kurmak da çok önemlidir. Ön sevişmenin uyarılma sağlayacak kadar uzun olması ve partnerin kadının klitorisini uyarması da üzerinde durulması gereken bir nokta. Ayrıca orgazmı takıntı haline getirmemek ve andan zevk almaya çalışmak gerekli. Yine de olumsuz duygu ve düşünceler kadının rahatlamasını ve gevşemesini engelliyorsa, partneriyle birlikte cinsel terapi alabileceği merkezlere başvurabilir.”

5 Partnerimin Boşalmasını Nasıl Geciktirebilirim?
Öncelikle bunun bir ekip işi olduğunu unutmayın, partnerinize destek olmak ve onu yönlendirmek size düşüyor. Başlangıç olarak, erkek mastürbasyon yapabilir ve boşalmanın sınırına geldiğinde bunu size söyleyebilir. Böylece kendi vücudunu ve fiziksel mekanizmasını daha iyi tanıyabilir. Partnerin erken boşalmasını ilişkinin odak noktası yapmak onu strese sokabilir ve erken boşalma korkusuyla çok daha erken boşalabilir. Bu yüzden tüm bu ekip çalışması onu kırmadan, sanki muzip bir oyun oynarmışçasına yapılmalı. Gülüm Bacanak da boşalma süresinin çiftlerin birbirlerini daha iyi tanımaları ve tecrübeyle belirlenebileceğini söylüyor. “Eğer partneriniz heyecanlı ve aceleciyse, onu sakinleşmesi, yavaşlaması ve dinlenmesi için teşvik edebilirsiniz” önerisinde bulunuyor.

6 Vajinal Kasları Çalıştırarak Seksten Alınacak Zevki Artırmak Mümkün mü?
Sıkı, fit ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yapılan egzersizler gibi sıkı bir vajinaya sahip olmak için de vajinal kasları güçlendirici bazı egzersizler yapmak gerekiyor. Aşk kasları egzersizleri ya da Kegel egzersizleri olarak bilinen bu hareketler, orgazm kalitesini artırmak için birebir. Gülüm Bacanak bizi Kegel egzersizleri hakkında şöyle bilgilendiriyor: “Bu hareketlerin amacı pelvik tabanı destekleyen PC kas grubunu çalıştırmak. Bu kasları bulmak için öncelikle tuvaletteyken, idrarınızı tutup tekrar bırakacaksınız. İşte bunu yapmanızı sağlayan kaslar, sözü edilen PC kaslarıdır. Daha sonra bu kasları çalıştırmak için gün içinde en az 20 defa sıkıp gevşetmeniz gerekir. Dışarıdan kimsenin fark etmeyeceği bu egzersizleri yaparken mesanenizin boş olmasına dikkat edin. Kegel egzersizlerini gün içinde her yerde ve her zaman yapabilirsiniz.” Ayrıca seksten hemen önce tekrarlanan Kegel egzersizlerinin heyecanı daha da artırdığı biliniyor.

7 Cinsel İlişkide Hep Aynı Sırayla Aynı Hareketleri Yapmak, Aynı Pozisyonlarda Sevişmek Bir Problem Yaratır mı?
Kaliteli bir seks hayatına sahip olmak ve orgazma ulaşmak için çiftlerin birbirlerinin kişiliklerini ve bedensel özelliklerini çok iyi tanımaları gerektiğini, geliştirdikleri bazı alışkanlıklar ve ritüellerle karşılıklı daha fazla zevk alabileceklerini biliyoruz. Yani eğer iki taraf da ilişkiden tatmin oluyorsa, bazı belirli ritüelleri izlemek ve uygulamak sorun yaratmayabilir. Ama yine de heyecan ve adrenalin anlamına gelen seks hayatının sürprizlerle, hayal gücü ve yaratıcılıkla beslendiğini de unutmamalıyız. Partneriniz sizi ne kadar heyecanlandırıyorsa heyecanlandırsın, sürekli aynı sırayla aynı hareketleri yapmak aranızdaki ateşi söndürebilir. Eninde sonunda farklı pozisyonlar ya da farklı mekanlar denemek isteyeceksiniz. Partnerinizle rutinleşen seks hayatınızı canlandırmanız kolay olmayabilir. Bunun için çaba sarf etmek, hayal gücünü ve yaratıcılığı her fırsatta devreye sokmak gerekiyor. Uzmanımız Gülüm Bacanak da cinsellikte ayıp, yasak ya da tabular olmadığını, çiftlerin hemfikir oldukları sürece her türlü sevişme stilini ya da pozisyonunu deneyebileceklerini söylüyor. “Cinsel ilişki sırasında sürekli olarak aynı şeyleri tekrarlamak işleri monotonlaştırıp sıradanlığa düşülmesine neden olabilir. Ancak bazen cinsel deneyimsizlik, bilgisizlik, bazı pozisyonları takıntı haline getirip başka pozisyonlardan zevk alamama ve kimi bedensel özellikler (aşırı kilolu, çok zayıf olma gibi) nedeniyle hareket özgürlüğünün kısıtlanması, sadece belli pozisyonlarda sevişmeyi gerektirebilir. Çiftler konuşarak, deneyerek, bu konuda kitaplar okuyup filmler izleyerek cinsel ilişki pozisyonlarını çeşitlendirebilir. Bu sayede seks hayatlarını renklendirip, keyfili bir hale getirmeleri de mümkün olabilir” diye açıklıyor.