1_k2_k

İkinci bebeğine hamile olan Gül Gölge Mother&Baby dergisine röportaj verdi:

‘81’li, Bilgi Üniversitesi Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Film ve Televizyon Programcılığı eğitimi almış. Onu yıllarca magazin programında sunucu olarak izledik. Kamaştırıcı bir görüntüsü olduğunu hepimiz kabul edelim. Gerçekten dedikleri kadar var; ‘hükümet gibi kadın!’ Mother&Baby olarak çok havalı, ulaşılmaz gibi görünen, ama bir o kadar da doğal ve sempatik sunucu Gül Gölge’nin ikinci hamileliği ve anneliği üzerine konuştuk.

Kendilerini rahat bıraksınlar. Endişeye gerek yok. Çocuk sahibi olduktan sonra her şey kendiliğinden gelişiyor. Hamileyken, ben bunu nasıl becereceğim gibi kaygılar oluyor tabii. Ama sonra bütün kaygılar yok oluyor. İçgüdüsel olarak her şey yoluna giriyor. İlkinde olduğu gibi çok fazla yüklenme yapmayacağım. Alışverişi abartmayacağım. Daha evde etiketi açılmamış kıyafetler var. Hiç gerek yok. Gereğinden fazla toplamayın. Sakin olun, bilinçli olun, ihtiyaç oldukça alın. Zaten sabır ve sakinlik en önemli şey.

Ali bebek büyüyor. Kardeşi de yolda. Doğacak bebeğinizin ismini ne koymayı düşünüyorsunuz?

Ali’ciğim şu anda 14,5 aylık. 6,5 aylık da hamileyim biliyorsunuz. Adını Emir koymayı düşünüyoruz. Ali babasına daha çok benziyor ama bazen ona baktığımda kendi küçüklüğümü görüyorum. Dudakları, çenesi bana benziyor sanki… Ben erkek çocukları çok seviyorum. İlk hamileliğimde hep erkek bebeğim olsun diye dua ediyordum. Hatta günaha girer miyim acaba diye de korkuyordum. Ama ikinci bebeğimizin cinsiyeti fark etmedi bizim için. Kız da olsaydı güzel olurdu. Şimdi erkek olduğu için Ali’yle paylaşacakları çok şey olacak diye düşünüyorum. Bu açıdan bakarsak Ali için seviniyorum.

İkinci bebeğiniz dolayısıyla ekranlardan uzak kalacak mısınız?

Herhalde ekranlardan çok uzak kalmam. Aslında yeni sezonda bir programa başlayacaktım. Yazın ara verip tekrar ekranlara dönecektim. Ama o zaman hamile olduğumu bilmiyordum. Doğumdan 5-6 ay sonra tekrar başlarım diyorum. Sağolsunlar annelerimiz bizimle. Onların desteği olmasaydı çok zorlanırdım. Onun dışında bakıcılarımız da var.

Mother&Baby okurları merak ediyor, nasıl bir program düşünüyorsunuz?

Aslında anne olmadan önce de teklifler geliyordu. Annelik programları hakkında. İnsanlar gelişiyor, siz gelişiyorsunuz. Anne oluyorsunuz ve değişiyorsunuz. Buna bağlı olarak da o anlamda işiniz de değişiyor. Klasik kadın programlarından uzak, daha eğitici ve öğretici bir program yapmak istiyorum, bakalım…

Oyunculuk?

Ben hiç rol yapmıyorum ekran karşısında. Oyunculuk yaptım, çok keyif aldım. Sinema filminde oynamak tabii isterim. Ama diziye mesai harcayamam. Daha rahat olabileceğim, kendim olabileceğim işleri tercih ederim açıkçası.

Forma girmekle ilgili takıntılarınız olmadığınızı söylemiştiniz. Peki formunuzu nasıl koruyorsunuz?

Evet, hamileyken çok titizlenmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Hamilelikte ve doğumdan sonra kilo odaklı yaşamak doğru değil. Şu sıralar, yürüyüş yapıyorum ve yüzüyorum. Sağ olsun Ali’yle koşuşturmak da epey kalori harcatıyor!

Ali’yle günleriniz nasıl geçiyor?

Günlerimiz hızlı ve keyifli olduğu kadar zorlayıcı ve yorucu da geçiyor. Mesela Ali yazın ortasında hasta oldu. Niye öksürüyor, niye ateşi var diye yiyorum kendimi. Annelik ne kadar zor bir şeymiş. Onun için hep en iyisi olsun istiyorsunuz. Anne olmadan önce ne yapıyormuşum hiçbir fikrim yok! Amacım yokmuş gibi geliyor o zamanlar. Sorumluluk, paylaşım, sabah onunla göz göze gelmek, size sarılması, omzunuza kafasını koyması, hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Allah herkesin çocuğunu kendine bağışlasın.

‘Kendimle barışığım. Bu yüzden kilolarımı hiç kafama takmıyorum. Önemli olan bebeğimin sağlıklı dünyaya gelmesi.’

Kilolarla aranız nasıl?

Kendimle çok barışık birisiyim ben. Kilo almışım vermişim hiç problem değil. Bunları yarış haline getiriyorlar. Ali’ye hamileliğimi 12 kiloyla tamamlamıştım. Şu an Ali’dekinden daha hızlı kilo aldım. Çünkü Ali’ye hamile kaldığımda çok zayıftım. İkincisinde daha Ali’deki kiloları tam verememişken tekrar hamile kaldım. Ama hiç dert etmiyorum. Çünkü bir çocuk dünyaya getiriyorum. Kutsal bir şey yapıyorum. Kilo alınır, verilir. Önemli olan sağlık… Hamileyken tabii kilo alacağım. Ben kendimi her halimle seviyorum. Güzel bir hamilelik geçiriyorum.

Hamileliği yakıştırıyorum kendime. Ekrandan uzak kalırım gibi bir endişem de yok. Yaşım daha çok genç. Öncelik sırası çocuklarımı doğurup büyütmekte. Sonra hayat bir şekilde devam ediyor. Bazı anneleri anlamıyorum. Bebek evde duruyor kadın günde 6 saat spor yapıyor. Tabii spor yapacaksın, ama önceliğin spor değil bebeğin olmalı. Kilo nasıl olsa gidecek. O yüzden dert değil.

Murat Bey nasıl bir baba?

Babası Ali’ye çok düşkün. Paylaşımları arttıkça daha da birbirlerine bağlanıyorlar. Ali ağladığı zaman, babası benden önce kalkıyor. Aralarında çok güzel bir bağ var.

İkinci bebek geldiğinde Ali kıskanacak mı dersiniz?

Benim de en korktuğum kısmı o. Kıskançlık mutlaka olacak. Ben vardım sadece, şimdi başka biri daha geldi endişesine girebilir. Düşündüğüm şey, ikinciye nasıl bakacağımdan çok, Ali’nin psikolojisini nasıl etkileyeceği. Her şeye rağmen tek kalsın istemiyorum. Çünkü kardeş hele bu zamanda çok büyük bir destek.

Bakıcınız var mı?

Bir yardımcı ablamız var. Anneanne babaanne pek bırakmıyorlar gerçi. Çok güzel bir aileyiz. Kalabalık, keyifli bir aileyiz.

‘Kısmet olursa üçüncü bir çocuğa da hayır demem. Kalabalık aileler eşimle bana keyif verir. Çocuğum olmadan önceki zamanlarım çok boşmuş gibi geliyor!

Üçüncü bir bebeği düşünür müsünüz?

Şu an düşünmüyorum ama olursa hayır demem. Bu konu kendine güvenle alakalı. Öz güvenle, hayata bakışla, kendini sevmekle…

Ali’yi ne kadar emzirdiniz?

8 ay emzirdim. Emzirmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Emzirmek için neler yaptınız?

Ben normalde çok su içerim. Hamileliğimde de bol su içtim. Emzirme saatleri de çok önemli. Onları bir düzene oturtmalısınız. Göğsü düzenli olarak boşaltmak gerekiyor. Yoksa ağrı yapıyor. Ben düzenli olarak emzirdim ve çok faydasını gördüm.

Ali ve Emir. İkisi de klasik isimler…

Evet, gözden düşebilecek güncel isimler yerine, ağırlığı olan eskimeyen isimleri koyalım dedik.

İlk bakışta soğuk bir görüntünüz var, ama hiç öyle değilsiniz.

Ekranda biraz burnu havada görünüyorum. Tabii kendi kurallarım, prensiplerim var. Ama aileme ve arkadaşlarıma karşı anaç bir kişiliğim var. İzmirli’yim diye ruhumda sıcakkanlılık da var. Görüntüm kasıntı belki ama olduğum gibiyimdir. Herkesle arkadaşlık edebilirim. Kimseyi ayırmam.

Burçlarınız nedir?

Ben Terazi’yim. Eşim Akrep, oğlumuz Ali de Boğa burcu. Ben de burçlarla ilgileniyorum sizin gibi.

Annelik size ne kattı?

Bebeğim benim canımdan bir şey. Onun ne kadar muhtaç, günahsız, kıymetli bir şey olduğunu anlatamam. Annelik, ileride programlarda da annelerle olan iletişimimi etkileyecek. Ben de bir şey gördüğüm zaman insanları yönlendirebiliyorum. Anne başka bir anneyi çok iyi anlıyor. Annelik, ortak noktası çok olan bir durum. Zamanla çocuğunuzu kucağınıza alıp sevmeye başladığınızda anlıyorsunuz.

İlk anne olduğunuzda işler nasıl gidiyordu?

Gayet iyiydi aslında. Ama yeni doğum yaptığım günlerde Ali’yi elimden düşürür müyüm, canını acıtır mıyım diye hep korkuyordum. Lohusalığın da etkisi büyük tabii bu konuda. Yapı olarak evhamlı da değilim aslında.

Çocuk büyütürken en dikkat ettiğiniz şeylerin başında ne geliyor?

Sakinlik çok önemli. Ali yüksek sesle bağırdığımda bile korkuyor. Sakinlik dediğim gibi çok önemli. Her şey yolunu buluyor hiç merak etmesinler. Her şeyi öğreniyor ve yapabiliyorsunuz. Bazen panik halinde olabilirsiniz ama tecrübeli anneler yanınızda olduğunda her şey tamam.

Anne adaylarına önerileriniz…

Kendilerini rahat bıraksınlar. Endişeye gerek yok. Çocuk sahibi olduktan sonra her şey kendiliğinden gelişiyor. Hamileyken, ben bunu nasıl becereceğim gibi kaygılar oluyor tabii. Ama sonra bütün kaygılar yok oluyor. İçgüdüsel olarak her şey yoluna giriyor. İlkinde olduğu gibi çok fazla yüklenme yapmayacağım. Alışverişi abartmayacağım. Daha evde etiketi açılmamış kıyafetler var. Hiç gerek yok. Gereğinden fazla toplamayın. Sakin olun, bilinçli olun, ihtiyaç oldukça alın. Zaten sabır ve sakinlik en önemli şey.