melekler şehri

Melekler Şehri (City Of Angels)

Efsaneleşmiş Aşk Filmleri:

Love Story (Aşk Hiyakesi/ 1970)

Modern çağların en etkileyici aşk öykülerinden biri olan filmin senaryosunu Erich Segal kaleme aldı. Yönetmen Arthur Hiller.Ali MacGraw , Ryan O’Neal , Ray Milland ve Tommy Lee Jones’un başrollerini üstlendiği filmin unutulmaz tema müziğinde de Francis Lai’nin imzası var.

Filmin öyküsüne gelince: Köklü ve zengin bir aileden gelen Oliver Barrett IV,aile geleneğini devam ettirerek kendisinden öncekiler gibi Harvard Üniversitesinde hukuk okumaktadır.

Bir gün Radcliffe Kolejinde müzik öğrencisi olan işçi sınıfından Jennifer Cavalleri’ye aşık olur.Çift evlenmeye karar verir,ancak Oliver’in babası Oliver Barrett III bu evliliğe onay vermez ve oğlunun harçlığını keser ayrıca onu mirasından da mahrum edeceğini söyler.

Oliver’ın babasının maddi desteği olmadan Harvard’a devam etmesi çok zordur. Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan yeni evli çift Oliver’in okul masraflarını karşılamak için farklı işlerde çalışmaya başlarlar.Bu arada çocuk istedikleri halde gebe kalamayan Jennifer’in yapılan tetkikler sonucunda lösemi hastası olduğu anlaşılır.

Dying Young ( Genç Ölmek /1991)

Joel Schumacher’ın yönettiği film, Aşk Hikayesi’nin çağdaş bir uyarlaması. Başrollerini Julia Roberts ve Campbell Scott yer paylaşıyordu. Sevgilisinin kendisine ihanet ettiğini öğrenen Hilary O’Neil yeni bir başlangıç ve yeni bir iş arıyor. Böylece kan kanserine yakalanmış acı çeken genç bir adamın özel hemşiresi oluyor. Zaman geçtikçe birbirlerine aşık oluyorlar ama bu yaşadıkları aşkın çok uzun sürmeyeceğini de biliyorlar. Çünkü genç adam ölmek üzeredir.

Ghost (Hayalet/1990)

Jerry Zucker’in yönettiği filmin başrollerinde Demi Moore, Patrick Swayze yer alıyordu. Sevgilisi Molly ile birlikte oldukça mutlu bir ilişki sürdüren ve işinde oldukça başarılı olan Sam Wheat’in hayatı silahlı bir soygun sırasında sona erer. Ancak ruhu karşı tarafa geçememiş ve bu dünyada kalmıştır. Molly ile iletişime geçmeyi deneyen ve katilini araştıran Sam’in karşısına, medyum olduğunu söyleyen Oda Mae çıkar. Sam, aslında medyumluk yeteneği olmayan Oda ile bir şekilde iletişim kurar. Oda Sam’in ruhunun huzura ermesi için ona yardım edecektir.

An Autumn in New York (New York’ta Bir Sonbahar/2000)

Başrollerini Richard Gere ve Winona Ryder’ın paylaştığı filmin yönetmeni Joan Chen. Will Keane New York’un en ünlü çapkınlarından biridir. İstediği her kadınla birlikte olması ile tanınan Will birgün çok önceden tanıdığı bir yaşlı kadının 22 yaşındaki torunu Charlotte’ugörünce aralarındaki büyük yaş farkına rağmen hemen ona aşık olur. Tabi alışkanlığı sonucu Will ondan da sıkılır. Tam Charlotte’tan ayrılacağı sırada onun kalbinde tümör olduğunu ve kısa bir ömrü kaldığını öğrenir. Bunun üzerine ölene kadar ona hayatın tüm zevklerini ona yaşatmak ister..

Romeo & Juliet (1996)

William Shakespeare’in bir çok filme ve tiyatro eserine esin kaynağı olan bu eserini Baz Luhrman da beyazperdeye aktardı. Filmin başrollerindeki Leonardo DiCaprio ve Claire Danes’in performansı da unutulmazdı.

What Dreams May Come ( Aşkın Gücü / 1998)

Vincent Ward’un yönettiği filmde unutulmayacak bir performans sergileyen Robin Williams’a Annabella Sciorra eşlik ediyordu. Chris Nielsen ve karısı, Annie kaçınılmaz bir şekilde birbirine bağlanmış olan, birbiri için yaratılmış bir çifttir. Bir otomobil kazasında çocukları öldüğünde Chris`in tutkusu ve şefkati Annie`yi yaşama bağlayan tek şey olarak kalır. Bir gün Chris de öldüğünde, acıya dayanamayan Annie kendi canına kıyar. Sevgilisine her ne pahasına olursa olsun bağlanmış olan Chris, Cennet`i terkeder ve karısıyla birlikte olmak için Cehennem`in derinliklerine doğru bir yolculuğa başlar.

A Short Film About Love ( Aşk Üzerine Kısa Bir Film/1987)

Polonyalı usta sinemacı Kryzstof Kieslowski’nin imzasını taşıyan film, kendisinden yaşlı bir kadına tutkuyla aşık olan bir gencin hikayesini sözlere fazla yer bırakmayan etkileyici bir anlatımla beyazperdeye taşıyordu.

Tomek, postanede çalışan genç bir memurdur. Kendi halinde ve son derece sıradan görünen yaşamının görünmeyen yüzünde, aslında derin, takıntılı bir ruh halini büyütmektedir. Tam karşı binasında yaşayan Magda’ya karşı obsesif bir tutkuyla karışık bir aşk besleyen Tomek, sürekli olarak Magda’nın evini teleskopla izlemekte ve onunla ilgili olan herşeyi takip etmektedir. En sonunda bir gün Magda’ya duygularını itiraf eder, fakat ondan aldığı cevap Tomek’in bütün varlığını altüst eder.

City of Angels (Melekler Şehri/ 1998)

Başrollerini Nicholas Cage ve Meg Ryan’ın üstlendiği film, bir kalp cerrahı ile ona aşık olan bir meleğin öyküsü üzerine kuruluydu. Dr. Rice, bir hastanın nedensiz bir şekilde ameliyat masasında saybetmiş, kendine güveni altüst olmuştur. Seth, her ne kadar ölen hastaya yardım için orada olsa da, kendine güvenini tekrar kazanmasına yardım etmek istediği Maggie’den etkilenir. Maggie’in güvenini kazanmasını sağlarken ona aşık olur ve hep izleyip hiç yaşamadığı dünyevi hayata kavuşmanın yollarını aramaya başlar.

West Side Story ( Batı Yakasının Hikayesi/1961)

Ünlü Romeo ve Juliet hikayesinin modernize edilmiş bir uyarlaması.

1950’li yılların sonlarına doğru, New York’ un Batı Yaka’ sında geçen hikayede, Puerto Rico’ lu nüfusun artışından rahatsız bir grup Amerikalı gençten oluşan ‘ The Jets ’, Bernardo’ nun liderliğindeki Puerto Rico’ lu ‘ The Sharks ’ çetesiyle karşı karşıya geliyor.  İki çete arasındaki nefret dolu ortamda, aşklarını ayakta tutmaya çalışan Tony ile Maria, güçlü aşkların bütün engellere rağmen ayakta duracağı gösteriyorlar. Başrollerinde Natalie Wood ve Richard Beymer’in yer aldığı film Robert Wise’ın rejisiyle sinemanın unutulmaz müzikalleri arasındaki yerini aldı.

Casablanca (Kazablanca/ 1942)

Michael Curtis’in yönettiği bu sinema klasiğinin başrol oyuncuları Humprey Bogart ve Ingrid Bergman. Film; Murray Burnett’in ‘Everybody Comed to Rick’s’ adlı yayınlanmamış oyununun bir uyarlaması. Filmin en önemli özelliği senaryosunun sürekli yeniden yazılmış olması. Ilsa karakterini canlandıran Ingrid Bergman, filmin sonunda hangi erkeği seçeceğini ancak çekimler başladıktan bir süre sonra öğrenebilmiş. Kazablanca 1943 yılında En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo dallarında Oscar aldı. Filmin konusu II. Dünya Savaşı’nın ilk zamanlarında geçmektedir. Çek direniş örgütünün lideri Victor Lazlow, Alman konsantrasyon kampından kaçarak Casablanca’ya gelir. Amacı Lizbon’a, oradan da ABD’ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları, şans eseri Casablanca’nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick’e bağlanmıştır. Rick, kaçış için gerekli olan pasaportlara sahip tek kişidir.

Öte yandan Rick’in, Victor’un yakalanması ya da ölmesi için önemli bir nedeni vardır. Victor’un karısı Ilsa, Rick’in bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

Gone with the Wind (Rüzgâr Gibi Geçti/ 1939)

Margaret Mitchell’ın Pulitzer Ödüllü aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmin yönetmeni Victor Fleming. Tam 14 dalda aday olup 10 dalda OScar kazanan filmin başrol oyuncuları ise ClarKG able ve Scarlett O’Hara. Film; tüm zamanların en iyi yapımları listelerinde hep ilk sıralarda yer alıyor. Amerikan İç Savaşının hemen öncesinde Tara’da yaşayan bir zengin ailenin kızı Scarlett O’Hara, güzelliği ve huysuzluğuyla ün yapmış genç bir kız. Küçüklüğünden beri aile dostları Ashley’e aşık. Ancak Ahley onu o gözle değerlendirmiyor. Ashley, Scarlett’in kuzeni Melanie’yle evlenmek istiyor çünkü. Scarlett’in annesi kızını bu düşünceden uzaklaştırmak için onu büyük bir baloya götürüyor. O baloda Scarlett, yakışıklı Rhett Butler ile tanışıyor. Aynı gün de zaten İç Savaş patlak veriyor. Scarlett en başta Rhett Butler’dan nefret eder ama sonra aralarında savaşla beraber ateşlenen bir aşk başlar. Ama gelgitler yaşayan bir aşktır bu. Sebebi de Scarlett’in hala Ashley’i unutamaması…

From Here To Eternity (İnsanlar Yaşadıkça/ 1951)

James Jones’un 1951 tarihli romanından uyarlanan filmin yönetmenliğini Fred Zinnemann üstlyeniyor. Burt Lancester ve Deborah Kerr’ın sahildeki öpüşme sahnesiyle sinema klasikleri arasına giren film gösterildiği tarihlerde izlenme rekorları kırmıştı. 2.Dünya Savaşı sırasında Çavuş Milton ile Kaptan Prewitt’in karısı Karen arasında bir aşk doğar…

Titanic (Titanik/ 1997)

James Cameron’ın yönettiği Oscar rekortmeni filmin başrollerini Leonardo DiCaprio ve Kate Winslet üstleniyor. Titanic, Jake ile Rose’un aşklarının doğduğu gemidir…

In The Mood For Love (Aşk Zamanı/2000)

Hong Kong’lu yönetmen Wong Kar wai’nin imzasını taşıyan film dile getirilmeyen bir aşka paylaşan iki komşunun öyküsünü anlatıyor. Müzikleri ve atmosferiyle ince bir zarafetin örneklerini sergileyen film katıldığı uluslararası festivallerde de çok sayıda ödül kazandı.

Hong Kong 1962… Yerel günlük gazetenin baş editörü Bay Chow ile eşi, genellikle Şanghay kökenli kişilerin oturduğu bir binaya taşınır. Bay Chow, kısa bir süre sonra, kocasıyla birlikte aynı binaya yeni taşınmış olan Li-Chun adında genç ve güzel bir kadınla tanışır. Kadın, bir ihracat firmasında sekreter olarak çalışmakta; kocası ise bir Japon firmasının temsilcisi olarak sık sık iş gezilerine çıkmaktadır. Chow’un giderek daha çok vakit geçirmeye başlar ve aralarında suçluluk duygusuna yol açan bir yakınlaşma doğar. Ama bir gün farklı bir gerçekle yüz yüze gelirler: Eşlerinin arasında, oldukça ileri düzeyde bir ilişki vardır…

Issız Adam (2008)

Çağan Irmak’ın yönetmenliğini üstlendiği Issız Adam milyonları sinema salonlarında hüngür hüngür ağlattı.. İzlenme rekorları kırdı. Filmi başrollerinde Cemal Hünal ile Melis Birkan vardı.

Birbirlerine zıt hayatlar sürdüren Alper ve Ada, bir kitapçıda karşılaşırlar. 30′larında, kendi restoranının aşçısı olan Alper lüks bir düzen içinde gününü gün ettiği bir hayat sürmektedir. Hayatını çocuk kostümleri tasarlayıp dikerek devam ettiren 20′li yaşlarındaki Ada’ysa mütevazı bir hayat sürer.

Sadece çapkınlık alışkanlığıyla karşılaştıkları kitapçıdan Ada’yı iş yerine kadar takip eden Alper, Ada’nın kitapçıda aradığı kitabı ona hediye eder. Bir ilişkiyi başlatan bu tanışmanın sonrasında kendini aşka kaptıran Ada’ya karşılık Alper, daha önceden sürdürdüğü modern hayatın içinde ona yer açmaya çalışırken boğuluyordur da.

Brokeback Mountain (Brokeback Dağı/2005)

Ang Lee’nin en tartışmalı filmi. Aslında kahramanlarının iki erkek olması bir yana bırakılırsa acı sonla biten diğer aşk filmlerinden hiçbir farkı yok. Film, E. Annie Proulx’un kısa hikayesinin uyarlaması. Başrollerde genç yaşta ölen HEath Ledger ile Jake Gyllenhaal vardı.

Brokeback Dağı, Wyoming’deki Brokeback Dağı’nda 1963 yılında kovboyluk yaparken birbirlerine aşık olan Ennis del Mar ve Jack Twist’in hikayesini anlatıyor.